James Fenimore Cooper imzalı bir 19. yüzyılın New York yaşantısı

James Fenimore Cooper, mizahi anlatımı, Amerikan kültürüne dair analizleri ve tema seçimleriyle kariyerinin ilk yıllarından beri okurun ilgisini kazanmış, hatta Amerika’nın ilk çoksatar roman yazarı olarak anılmaya başlamıştır. Tarihî romanlar, Kızılderili ve denizcilik hikâyeleriyle tanınan yazarın, dönemin insanını en iyi tahlil ettiği eserlerinden biri de Bir Cep Mendilinin Otobiyografisi’dir.

Teknik başarısı, kendine has mizahı ve eleştirel diliyle aradan geçen 150 yıldan fazla zamana rağmen özgünlüğünü ve değerini koruyan Bir Cep Mendilinin Otobiyografisi edebi başarısının yanı sıra içerdiği ahlaki, sosyal ve tarihi tespitleriyle de çok yönlü bir klasik.

Sayfa: 200

Çok yönlü portre

Adından da anlaşılacağı üzere anlatıcı 19. yüzyılda bir cep mendilidir; üstelik bu kadın mendilinin kendisi de kadındır. Varlıklı kadınlar için bir arzu nesnesine dönüşen mendil, evden eve, kadından kadına, hatta ülkeden ülkeye dolaşırken, dönem insanının çok yönlü bir portresini çizer.

Amerikan hayatını, coğrafyasını, tarihini ve sosyal yapısını anlattığı eserleriyle Amerikan edebiyatına eşsiz katkılarda bulunduğu kabul edilen James Fenimore Cooper Bir Cep Mendilinin Otobiyografisi’yle ortaya teknik ve içerik açısından benzersiz bir çalışma koyuyor.

James Fenimore Cooper

İnsan ve topluma dair…

Bir cep mendili insana bir toplumla ilgili ne söyleyebilir? Düşününce her şeyi… Cooper’ın anlattığı cep mendili de hammaddesinin toplandığı araziden üreticilerine, üstündeki emeğin sahiplerine, satışa sunulduğu mecraya, kullanıcılarına ve kullanıcılarının arasındaki ilişkiye kadar okuruna bütün bir Amerikan coğrafyasını ve toplumunu anlatıyor. Üstelik bunu bizzat yapıyor. Bir Cep Mendilinin Otobiyografisi’nde anlatıcı, edebiyat tarihinde ilk kez, gerçekten de bir cep mendili.

James Fenimore Cooper hakkında…

James Fenimore Cooper,  1789’da New Jersey’de doğdu. Ailesi doğumundan kısa bir süre sonra Cooperstown, New York’a taşındı ve babası William Cooper zamanla burada bir topluluk kurdu.

On üç yaşında Yale Üniversitesi’nde öğrenim görmeye başladı, üçüncü yılında yaptığı bir şaka nedeniyle okuldan atıldı ve önce bir ticaret gemisinin mürettebatına, ardından donanmaya katıldı.

Eşi Susan’a kitap okuduğu sırada bir kurgu eser yazmaya karar verdi ve ilk romanı Precaution’ı (Önlem) yazdı. Pek adı anılmayan bu ilk romanı, yazarın ilerleyen yıllarda ilk Amerikan romancı olarak anılmasını sağlayan, çok satan The Spy (Casus) izledi.

Romanlarına, Avrupa seyahatleri ve denizcilikle geçirdiği yıllardaki gözlemlerini serpiştirdi. Kızılderililer, sömürgecilik, tarih, denizcilik, Avrupa ve Amerika kültürleri eserlerinde benimsediği tipik temalardandır. Kızılderililer ve kahramanlık temalarının etrafında şekillenen Son Mohikan romanıyla dünyada tanındı. Avusturyalı besteci Schubert’in son günlerinde Cooper okuduğu, Henry David Thoreau’nun stilinde Cooper’dan izler olduğu söylenir. Cooper 1851 yılında, altmış ikinci yaş gününden bir gün önce yaşamını yitirdi.

Kitap sayfası için iletişim:

[email protected]

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir